EVLAT ACISI / ŞİİR

Acı acı öten baykuşla açıyorum gözlerimi bu sabah,

Beni bekleyen belanın şiddetini bilmeden.

Üstümde görünmez bir demir yığını;

Canımı yakan.

İçimde tarifi imkansız hisler,

Kafamı kurcalayan kuruntular…

Zor kalkıyorum yerimden;

Gitmek istemiyorum işe nedense.

Adımlarım geri geri itiyor her defasında.

Yollara atıyorum kendimi zoraki;

Ama nafile.

Geliyorum 2.evim dediğim yere.

Geliyorum ama içerde bir koşuşturma,ürkütücü!

İnsanların suratından düşen bin parça!

İlk karşıma gelenin gözlerine bakıyorum,

Dilim varmıyor ne oldu demeye.

Gözlerinden isyan dolu damlalar düşüyor.

Anlıyorum anlamasına bir felaketin girdabında olduğumuzu;

Ama kime ne oldu kestiremiyorum.

Akabinde anlatıyor bir bir,ve…

Boşuna dememiş ya büyükler:

‘’Sabahın şerri gecenin hayrından daha iyidir’’ diye.

Gece elem bir trafik kazası…

Evlat acısı gibi koyuyor bu haber.

Evet evlat acısı!

Evlattan farkı mı var ki;

Emek verdiğin,üstüne titrediğin öğrencilerinin?

Beynimden vurulmuşa dönüyorum ölüm haberinle.

Saçlarıma aklar düşüyor saniyeler içinde.

Ellerim buz kesiyor,

Ayaklarım birbirine dolaşıyor.

Allah’ım diyorum gerçek olamaz,

Olmamalı!!!

Küçücük yüreğinde kocaman umutlarla,

Henüz çok erken.

Kabullenmek ise zor…

Ne tarafa gideceğimi şaşırıyorum,

Bir kuytu köşeye siniyorum yaramaz çocuklar gibi.

Gökyüzü ağlıyor bak yağan yağmurla,

Gidişine bir şehirle birlikte.

Zaman geriye sarıyor her dakika,

Kulaklarda sesin,dilerde adın.

Yıldızlar sönük,ay dumanlı bu gece.

Güneş her gün bir öncekinden daha buruk doğuyor.

 

 

GÖKÇEN YALÇIN


Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !