ÇARPIK İLİŞKİLER
Çarpık ilişkilerin mekanında,
Yapayalnız yüreğim.
Benliğine yabancılaşanlar arasında,
Geçmişe sarılma telaşındayım.
Bir fısıltı kulağımda;
Dünden kalma,
Bugüne hasret,
Yarına isyankar.
GÖKÇEN YALÇIN
SON SİGARA / ŞİİR
Elindeki son sigarandım,
Öyle güzel içine çekiyordun ki beni...
Sonra dumanımı üfürüyordun.
Bir vuruşta yüreğimdeki ateşleri küle çevirip atıyordun.
Yasaktım ben sana sen de biliyordun.
Yine de çekiyordun beni içine.
Avuçlarında saklıyordun elinde olduğumu görmemeleri için.
Avuçlarını yakarken ben,avuçlarının sıcaklığında;
Ben de yanıyor,eriyip bitiyordum.
Dudaklarına götürürken beni;
Ben,benliğimi yitiriyordum.
Sonra öyle bir an geldi ki...
Bitiyordum;sen de görmüş,farketmiştin.
Bir daha hiç bırakmayacakmış gibi geldi son içine çekişin.
Öyle bir içine çektin ki beni,
Ciğerlerinin sarar,çıkmam sanmıştım.
Ben senin içinde dolaşırken duman duman.
Birden avuçlarından düştüğümü hissettim.
Yere bırakıvermiştin,ateşimin soğumasını beklemeden.
Acımadan söndürdün beni,tüm gücünle..
Dudağındaki sigarandım,içindeki duman,elindeki ateş!
Bir zamanlar ne kadar değerliydim senin için,
Şimdi sönmüş bir sigara izmaritiyim ayaklarının altında ezdiğin!
GÖKÇEN YALÇIN
SEBEB-İ HALİM / ŞİİR
Uğultular sarmış evimin dört bir yanını.
Üzerime sinen;
Hatıraların tozlu kırıntıları.
Sebeb-i halim arzedilmez,
Bu yokuşlu hengamede.
Devran dönmüş,
Bilinmiyor eskinin manzarası.
GÖKÇEN YALÇIN
EVLAT ACISI / ŞİİR
Acı acı öten baykuşla açıyorum gözlerimi bu sabah,
Beni bekleyen belanın şiddetini bilmeden.
Üstümde görünmez bir demir yığını;
Canımı yakan.
İçimde tarifi imkansız hisler,
Kafamı kurcalayan kuruntular…
Zor kalkıyorum yerimden;
Gitmek istemiyorum işe nedense.
Adımlarım geri geri itiyor her defasında.
Yollara atıyorum kendimi zoraki;
Ama nafile.
Geliyorum 2.evim dediğim yere.
Geliyorum ama içerde bir koşuşturma,ürkütücü!
İnsanların suratından düşen bin parça!
İlk karşıma gelenin gözlerine bakıyorum,
Dilim varmıyor ne oldu demeye.
Gözlerinden isyan dolu damlalar düşüyor.
Anlıyorum anlamasına bir felaketin girdabında olduğumuzu;
Ama kime ne oldu kestiremiyorum.
Akabinde anlatıyor bir bir,ve…
Boşuna dememiş ya büyükler:
‘’Sabahın şerri gecenin hayrından daha iyidir’’ diye.
Gece elem bir trafik kazası…
Evlat acısı gibi koyuyor bu haber.
Evet evlat acısı!
Evlattan farkı mı var ki;
Emek verdiğin,üstüne titrediğin öğrencilerinin?
Beynimden vurulmuşa dönüyorum ölüm haberinle.
Saçlarıma aklar düşüyor saniyeler içinde.
Ellerim buz kesiyor,
Ayaklarım birbirine dolaşıyor.
Allah’ım diyorum gerçek olamaz,
Olmamalı!!!
Küçücük yüreğinde kocaman umutlarla,
Henüz çok erken.
Kabullenmek ise zor…
Ne tarafa gideceğimi şaşırıyorum,
Bir kuytu köşeye siniyorum yaramaz çocuklar gibi.
Gökyüzü ağlıyor bak yağan yağmurla,
Gidişine bir şehirle birlikte.
Zaman geriye sarıyor her dakika,
Kulaklarda sesin,dilerde adın.
Yıldızlar sönük,ay dumanlı bu gece.
Güneş her gün bir öncekinden daha buruk doğuyor.
GÖKÇEN YALÇIN
TEKDÜZE / ŞİİR
Hep aynı kelimeler dolanmış dilime,
Elimin kağıda döktüğü,
Benzer cümleler.
Tekdüzelikten kurtulamamış,
Bir yaşam öyküsü.
Aynı saatte aynı numara arayanlar!
Zamanı düne döndürmenin imkansızlığı;
İçimi acıtan.
Alternatifi yok bu rutini değiştirmenin...
GÖKÇEN YALÇIN